Sayın Erzurum Valisine Açık Çağrımızdır

Gazetecilik; kartvizit taşımak, protokolde görünmek ya da her etkinlikte fotoğraf vermek değildir. Gazetecilik; kamu adına doğru bilgiyi araştırmak, sorgulamak ve gerektiğinde hesap sorabilmektir.

Ne yazık ki son yıllarda Erzurum’da gazetecilik mesleği ciddi bir kimlik karmaşası yaşamaktadır. Mesleğin mutfağında yetişmemiş, sahada emek vermemiş bazı kişiler, yalnızca internet ve sosyal medya hesabıyla kendilerini gazeteci olarak tanıtmakta; bu ünvanı siyaset, bürokrasi ve iş dünyasında itibar kazanmanın aracı hâline getirmektedir.

Daha da düşündürücü olan ise bazı kamu personellerinin de bu anlayışın parçası olmasıdır. Mesai saatlerinde asli görevlerini yerine getirmesi gereken kamu görevlilerinin basın toplantılarında, kurum ziyaretlerinde ve çeşitli organizasyonlarda gazeteci kimliğiyle yer alması, hem görev tanımlarını hem de gazetecilik mesleğinin saygınlığını tartışmalı hâle getirmektedir.

Resmî toplantılarda gerçek gazetecilerle kamu görevlilerinin aynı sıfat altında değerlendirilmesi, kamuoyunda yanlış bir algı oluştururken devlet ciddiyetine de zarar vermektedir. Sayın Valimiz kamuoyunu bilgilendirdiğini düşünürken, karşısında çoğu zaman gazetecilik faaliyeti yürütmeyen kişilerin bulunması, temsil konusundaki eksikliğin en açık göstergesidir.

Gazetecilik görünür olmak değil, üretmektir. Protokolde ön sıralarda yer almak, sürekli fotoğraf karelerinde bulunmak ya da kişisel tanıtım yapmak kimseyi gazeteci yapmaz. Gazeteciliğin ölçüsü; ortaya konulan haber, kamu adına yapılan sorgulama ve topluma duyulan sorumluluktur.

Bu nedenle başta siyasi parti temsilcileri, kamu kurumları ile Erzurum’un köklü meslek kuruluşları olan Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti ve Erzurum Gazeteciler Cemiyeti olmak üzere herkese önemli görevler düşmektedir.

En büyük sorumluluk ise hiç şüphesiz bu şehrin devlet adına en üst yöneticisi olan Sayın Erzurum Valimize aittir.

Sayın Valim;

Gazetecilik mesleğinin itibarını korumak, gerçek basın emekçileri ile gazetecilik unvanını yalnızca görünür olmak için kullananları birbirinden ayırmak ve resmî organizasyonlarda temsil ölçülerini netleştirmek artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Bu çağrı hiçbir kişiyi hedef almak için değil; gazetecilik mesleğinin saygınlığını, kamu kurumlarının ciddiyetini ve vatandaşın doğru haber alma hakkını korumak için yapılmaktadır.

Çünkü gazetecilik kişisel vitrinin değil, kamu vicdanının mesleğidir.

Artık sapla samanın birbirinden ayrılma zamanı gelmiştir.